Çıtır ile Pıtır

Okyanusun derinliklerinde tatlı mı tatlı, şeker mi şeker, tombul mu tombul iki balık kardeş yaşarmış: Çıtır ile Pıtır. Babasının adı Gürbıyık Bey, annesinin adı da Tonton Hanım’mış. Mercan kayalıklarındaki evlerinde çok mutlu bir hayat sürüyorlarmış. Kılıç balığı, Aynalı balık, Mürekkep balığı, Ahtapot amca ve Ahtapot teyze en yakın komşuları arasındaymış. Ve daha bir sürü de arkadaşları varmış.
Günlerden bir gün Çıtır ile Pıtır yataklarında gözlerini açmışlar. Hayret ederek birbirlerine bakmışlar. Odalarının ne kadar güzelleşmiş olduğunu fark etmişler. .Çünkü bugün karne alacaklarmış. Tonton Hanım,  çalışkan ve düzenli oldukları için sürpriz yaparak yavrularının odasını süslemiş. Zaten her zaman Çıtır ile Pıtır annelerini üzmemek için odalarını düzenli tutarlarmış.
Sevinçle yataklarından zıplayarak ellerini,yüzlerini sabunlamışlar. Önlüklerini giymişler. Hazırlanan sofraya oturmuşlar.Besmeleyle başlayarak nefis kahvaltılıkları, ne kadar lezzetli yaratıldıklarını düşünerek yemişler. Bitirdikten sonra da Allah’a teşekkür ederek ellerini yıkamışlar.
Tonton Hanım seslenmiş:“Haydi yavrularım, okula geç kalacaksınız.” Çıtır ve Pıtır  tıngır mıngır sesler arasında güle oynaya okula gitmişler. Sınıfa girdiğinde, hep birlikte öğretmeni selamlamışlar. Kılıç balığı öğretmen, konuşmasına şöyle başlamış: “Çocuklar, içinizden birkaç arkadaşınız henüz okumayı sökemedi, ama çoğunluğunuz okumayı başardı… Hepinizi tebrik ediyorum.” Sırayla öğrenciler karnelerini aldılar. Çıtır ve Pıtır da büyük  bir heyecan ve mutlulukla takdir belgesiyle değerlenen karnelerini almışlar. Öğretmene çiçek sunarak elini öpmüşler.Böylece birinci dönemi tamamlamışlar.

Anne balıklar,  başarılarını kutlamak için öğrencileri parka götürmeye karar vermişler. Parkta güzel güzel eğlenmişler. Hoplamış zıplamış ve iyice yorulmuşlar.Artık evlerine dönüş vakti gelmiş. Bu arada canları dondurma istemiş. Hep birlikte dondurmacıya gitmişler. Bu mutlu günde başarılı öğrenci olmanın tadını çıkarmışlar. Başarılıymışlar, çünkü her zaman, anne-babaları söylemeden derslerini yaparlarmış. Günlük programlarında oyun oynamak da varmış tabii ki. Her şeyi zamanında yapmanın faydasını bu gün daha iyi anlamışlar. Okul hayatı yorucuymuş ama, düzenli ve çalışan olana her şey kolaymış.
Evlerine geldiklerinde kapıda onları Ahtapot amca ve Ahtapot teyze karşılamış: “Çocuklar,biz de hediye olarak sizlere atlı karınca olalım dedik,kabul ederseniz mutlu oluruz.”Yavru balıklar sevinç çığlıklarıyla Ahtapot amca ve teyzelerinin kollarına binerek süzülmüşler. Bu yoğun günün bitişiyle evlerine dönmüşler. İşten dönen babacıklarına sarılarak gururla karnelerini göstermiş ve yanaklarına kocaman öpücükler almışlar. Çıtır’la  Pıtır’ın babaları olan Gürbıyık amca, cebinden bir masal kitabı çıkararak yavrularına hediye etmiş: “Haydi çocuklar, okumayı öğrendiniz,artık bütün masal kitapları sizin okumanızı bekliyor” demiş. Tatillerini nasıl geçireceklerini düşünmeye vakitleri kalmamış. Çünkü çoktan oturdukları kanepede uyuyakalmışlar.