Ney 

- Bizim Aile Dergisi Kompozisyon Birincisi -

 İzmit’te eşimin eğitimci olması sebebiyle yaşıyoruz. İstanbul’da İTÜ’de mastıra başlayacak olan büyük kızımı ailece ziyarete gittik. Küçük kızım Uludağ İlahiyat Fak. De okuyor ve aynı zamanda NEY çalıyor, yani neyzen. Doğal olarak NEY’İ sürekli yanı başında bulunuyor.Büyük kızımın yanından Ümraniye’de oturan kardeşime uğradık. Ertesi gün İzmit’e kardeşimin arabasıyla döndük. Gebze’ye yaklaştığımızda kasetten dinlediğimiz ilahinin akışındaki ahenk arasında küçük kızım içi yanmış bir sızının karışımıyla NEY’ im dedi.  Evet NEY’ ini dayısının evinde unutmuştu. Uzun süredir göremediği ablasından ayrılığın hüznüyle dalgınlığından unutuvermiş. 

  Bir hafta sonra abla kızım İzmit’e geleceğini ve dayısından NEY’ i alarak getireceğini söyledi. Küçük kızım için bir hafta çok uzun bir süreçti. Hafta sonu  5/9/2004 tarihinde Harem’den ASYA TUR 20.00 saatli otobüse binen abla kızım NEY’ in ipini bileğine dolamış, unutma korkusuyla yola koyulmuş. Ders çalışmalarının, yol yorgunluğunun ve kavuşma sevincinin etkisiyle kızım otobüste uyuyor. Haliyle alışık olmadığı bir malzemenin kenara kayıp kaldığını fark edememiş. İnerken de yokluğunu anlamamış. Kendisini karşılayan babacığını da görünce tamamen NEY aklından çıkmış. 

  Küçük kızım NEY’ in unutulduğunu öğrenince şoke olmuş. İnanamayarak “ olamaz olamaz nasıl unutabilirsin” diyerek ablasına söylenmiş. Bu arada bende Ankara’ da seminerdeydim. İçimden “ inşallah kızım otobüste uyuya kalıpta NEY’ İ unutmaz” diye düşünüyordum. 

  Ertesi gün ASYA TUR kayıp merkezine bildirmişler. Daha sonra iki defa aramışlar, fakat öyle bir şey kendilerine ulaşmadığı cevabıyla karşılaşmışlar. Bende Ankara’ dan döndüğümde içime doğduğundan mı bilemiyorum kasvetli bir havayla karşılaşacağımdan emindim. Ben tekrar arayıp yeniden başvuru yaptım, fakat sonuç olumsuzdu. Abla kızımı da uğurlamıştık.Küçük kızım çok kötü durumdaydı. Zaten zor şartlarda alabilmiştik. Tekrar yenisini almak bizim için büyük sıkıntı olacaktı. Öğretmen olan eşimin maaşıyla dört çocuk okutmak sanat istiyor. Elhamdülillah bereketle geçiniyoruz. 

  Aradan dört gün daha geçti. Ümitsiz olarak gene tuşlara dokundum. Telefonun karşı taraftan gelen sesi açtım. Kızımın bizzat verilen cevabı kendi duysun diye. Açıklamamı yaptım. Karşı taraftaki görevli bey “ evet evet burada, tasavvufta kullanılan müzik aleti değil mi? Değirmendere kayıp merkezine gelip alabilirsiniz” dedi. Bende “ İzmit merkeze gönderemez misiniz? Diye sordum. “ Hayır bizzat gelerek buradan alabilirsiniz” dedi. Cevabı duyan kızım sevinç gözyaşlarıyla hıçkırıyordu. 

  Hazırlandım ve verilen adrese gittim. Büronun dışında iki görevli beni karşıladı. “ Sizi 12.30 da aramıştım. Kızımın NEY’ i otobüste unutulmuştu, burada olduğunu söylediniz, alabilir miyim?” Görevli şaşkın bir şekilde “ size öyle bir şey demedim, zaten öyle bir şeyde bulunanların kayıt listesinde yazmıyor” dedi. Nevrim dönmüştü. Kızımın halini hayal ettim, ona bulunamadığını nasıl söylerim. Sert bir şekilde “ bana evet burada dediniz ve bende geldim.” Tepkim karşısında iyice şaşıran görevli “ içeriye buyurun listeyi göstereyim o zaman inanırsınız, ben size telefonda öyle bir cevap vermedim.” İçeriye girdim ama dizlerim tutmuyor, her an yere yığılacak gibi hissediyordum. Görevli defteri açarken sandalyesinin arkasında bana bakan NEY’ i görünce sevinçle “işte orada.” Görevli “ emin misiniz o harita” dedi. Hemen “ verir misiniz kılıfını bile kendim dikmiştim tanımaz mıyım.” Verdiler. Ellerim titreyerek ipini açtım onlara da gösterdim. Şaşırma sırası onlardaydı. “ Kayıtlara harita diye geçtik.Kayıp ilanı veren olmayınca İstanbul merkeze gönderdik. Fakat servis arabasında unutulmuş epey gezerek dönüp dolaşıp tekrar geri bize geldi, aranmasını bekliyorduk.” 

“ Ama ben sizi telefonda aradığımda kızımda yanımdaydı ve “ evet evet burada tasavvufta kullanılan müzik aletiydi değil mi?” dediniz. Öyleyse o cevabı veren ses kimdi. Evet değeri 300.000.000 TL olan ve alma imkanımızı çok zorlayacak NEY’ i mize telefondaki sesle ulaşmıştık. Kayıtlarda harita diye geçmişti. Onun için yok cevabı veriliyordu.                        

                                                                                                                                                                      Nevin Alan